Yaşam Çocuk

Yaşam Çocuk
Çocuk Dünyası

Sayfalar

13 Haziran 2010 Pazar

Gerçeklerden uzak yaşam - Çocuk Filmleri - Çocuk Kitapları

Gerçeklerden uzak yaşam - Çocuk Filmleri - Çocuk Kitapları  
Konu başlıkları: Bir Zamanlar - Öğretmenler Günü - İlk Göz Ağrısı - Şiir Yazmak - Aile Birliği - Haber Olmak ve İyi kötü Anıları içeriyor.

Gerçeklerden uzak yaşam zamanları, fikir adamı olacak genç beyinler için başlamak üzere olduğunu biliyor muyuz? Çocuk filmleri eğlenceleri her evde boy göstermiş. Beslenme alışkanlığı benzemiş hızlı hayat biçimi günlerine. Hamilelik sonrası ayrı bir sorun, uzak kaderine terk edilmiş gibisine. İlk göz ağrısı kıymetliyken, sonradan gelen bir kişi kim olmuş gözbebeği. Çocuk eşitlik ilkesine ne olmuş bilinmez, adalet dedikleri geride kalmış aile birliği, kimileri eşit bazılarıysa vurdumduymaz olmak üzere. Çocuklarımız birliği eşit diye söyler dururuz, ayırım lafla yapılmazsa kalplerdeki değişimi fark etmek kime ne?

Çocuk Kitapları yaşamları arasında duygu yüklü öyküleri gerçekten aradığım günleri hatırladım her nedense. Şiirlerin kitapları satırlarında buldum yarınların karamsar düşlerini, geçmişte güzel günlerin hayallerin birliğiyle yaşadığım güzel günleri hatırlamaya çalışıyorum. İmkânsız diye düşündüğüm iyi kötü anıların yarattığı gölgelerin ayak izlerinde haber olmak ta niye? Yarınlarda olmayan filmlerin içinde genç beyinlerin geçmiş bayramlarının mutluluğunu hatırlamak gerekmez mi? Bir zamanlar göz göze mutluyduk türküsüyle, hayatın acı gerçeklerine alışmaya başladığımı bilmek olabilir mi eğitim birliği iç güdüsüyle?
Şairler gibi şiir yazmak mecburiyetten oluşmuş bir günü, hayat mektebi merdiveninde jimnastik yapmak yerine bile olsa; gerçekleri unutmak neden isterim ki? Bir zamanlar hobi niyetine kalem sallardı göz ağrısı çeken fikir adamına ait kişilikli ellerim. Duygu şerbeti niyetine acılı turşu içince yaşaran gözlerim, şiir şarkı derken ağlayan oldu yine yaşayan genç yüreğim. Bir gün genç olsam edasıyla uzaklardan anımsayınca geçmişleri, yine söylerim o acıklı yanık yeni mazilerin ilk izlerini. Yazmak için olmasa bile, hayat mektebinden bayram haberiyle mutlu olmak isterdim kara bahtlı kaderimdeki kitapların satırlarında. Bir an öğretmenler günü geldi diye, kutsal olan duygulu günleri yazmak istedim her nedense.

Bayram geldi neyime anam, anneler her şey gidiyor garibime. Kalemin türküsünde şarkı sözleri için şiir yazmaya çalışırdım, çocuk bayramlarını hatırlayıp hüznümü unutmaktı maksadım. Duygularla paylaşılan kutsal günler diye sayıklarken içimde, gerçek sevgiyle birbirimize bağladığı zamanları nasıl özlemem? Dünya kadınlar günü için yeni şiir yazmak, hayat kitapları okumak istedim. İyi kötü anıların izlerindeki anaların kutsallığını dile getireyim dedim gözlerimde. Et tırnaktan ayrılmaz misali, eğitim birliği seferberliğindeki ebeveynlerin, hatırlanması gereken günleri nasıl unutabilirim ki? Benimki gerçek dışı yaşamların yolcusu zamanlarında olsa bile, çocuk filmlerinde hatırlanan bilim adamı gibi görünen iyilerin hasretini çeken bir ben miyim sanki? Babalar günü geldi anıları unutulmamalı dediler, iyi kötü anıları gerçeklerden uzak ilk defa dile getirdiler. Anneler günü de önemli bir bayram, genç düşünceliler unutmamalı elbette. Her gün yaşamların anımsanması yerine, senede bir anımsanmasının gözlerdeki yaşların sebebi niye? Aile bağları coşkuyla yaşandığı kutlamaları haber yapmak gerekir elbette. Özel günler, yaşanmamış duyguların anılarını coşturan duyguları hatırlatan günler olsun elbette.

Bir şiir yazmalı mıyım duyguları yaşatan çocuk kitaplarının haber satırlarında? Oluşmamış kötü bağlarıma yeni modeller uydurmak istiyordum kalp ağrısı düşlerimde. Yaşanmamış duyguların kitaplarında yaşayanların gözleriyle. Otomobil içinden doğayı seyretmek yeterli gelmesi gerek, yağmurda yürürken hayallerde bir şiir yazmak; var olanların hatırına mutlu olmaya çaba sarf etmek gerek. Ağaçlar yapraklarını dökerken manevi duyguların eşliğinde, teknik bilgiler uzak duracağım karmaşıklar günü maddesel düşler, benim ilgilendiğimse; içimdeki genç görünümlü çocuksu buruk hisler. Bir bayram zamanı daha geldi geliyor, bak sokakta bekleyenler el öpmek istiyor. Öpemediğin ellerin hatırına, öpülen ellerin gökyüzüne doğru uzanışını geciktirmeden kimler şükür ediyor? Bayram gelmiş neyime ki çocukların sevincinde, ilk defa şiir yazmak da olsa niyetim; deme sakın bu kötü sözleri gerçek dışı anıları olduğunu bilesin. Yaşanmamış duygulardaki zamanları, yaşatmalısın gerçekleri.

Dünya Kadınlar Günü - Yeni Modeller - Çocuklarımız - Aile Bağları - Haber - Hızlı Hayat

Gerçeklerden uzak yaşam başlamak üzere, geldi geliyor derken; maddesel dünyanın çarkı feleği yedi bitirdi bizleri. Çocuk filmleri eğlenceleri her evde, getirmiş yalnızlığın izlerini. Beslenme alışkanlığı benzemiş, hadi ye de bitsin diye. Hızlı hayat biçimi etkilemiş her şeyi. Hamilelik sonrası bile ayrı bir sorun, çocuk kaderine terk edilmiş yarınların içinde. İlk göz ağrısı dediğimiz kıymetliyken başlangıçta, sonradan gelen kişi olmuş mu gözbebeği. Eşitlik ilkesine ne olmuş bilinmez bir yanlış anlama, adalet dedikleri geride kalmış aile ocağında. Kimileri eşit davranırken, bazıları da vurdumduymaz oluyorum olacağım olu bitti demek üzere.
Harika beyinlere sahip olan fikir adamı nitelikli çocuklarımız eşit diye söyler dururuz ya hani, hızlıca ayırım lafla yapıldığını hissetmek; kim fark edecek ki o kadınlar gününün kalplerdeki değişimini? Dünyadaki çocuklarımızın Kitapları arasında olacak duygu yüklü yeni öyküleri aradığım günleri hatırladım birden bire her nedense. Şiirlerin satırlarında buldum yarınların uzak karamsar düşlerini, çocuk kitaplarının satırlarında gördüm hayatın gerçek karelerini. Her geçen zaman dilimi o yozlaşan gözyaşları ağsını hissettiren sevgileri. Geçmişte güzel günlerin hayallerinde yaşadığım o güzel günleri. Zor da olsa hatırlamaya çalışıyorum imkânsız gölgelerin ayak izlerinde. Yarınlarda olmayan modellerde geçmiş mutluluğu, tabi varsa hatırlamak gerekmez mi? Bir zamanlar dünyada mutluyduk dedikleri yanık kalplerin hızlı türküsüyle, hayatın acı kitaplarındaki gerçeklerinde kalplerin türküsüyle alışmaya başladığımı bilmek içgüdüsüyle.
Şairler gibi şiir yazmak mecburiyetten oluşmuş gözyaşlarıyla, çocuklarımız gibi hayat mektebi merdiveninde jimnastik yapmak yerinde bir tabirse, yeni gerçekleri unutmak neden isterim ki bilinmez mi? Hızlı hayat yaşayanların yalnızlığında, kaderin fikir değişimini gördüm zamanın yol ayrımında.

Duygu şerbeti günü niyetine acılı turşu içince kızaran gözlerim, şiir şarkı derken ağlayan oldu yine o bahtsız yüreğim. Bir gün genç olsaydım edasıyla anımsayınca geçmişleri, yine söylerim o acıklı yanık türkülerin mazilerde kalan izlerini.

Hayat mektebinin duvarına yazmak için olmasa bile, haber olmak isterdim kara bahtlı kaderimden bahtım ne zaman açılacak diye. Bir an öğretmenler günü için kutsal olan duygulu günleri yazmak istedim her nedense. Bayram gelmiş neyime dedim analar, anneler artık her şey gidiyor garibime diyeceğim bu anlar. Kalemin türküsünde şarkı sözleri yazmaya çalışırdım sessizce, bayramları hatırlayıp hüznümü unutmaktı maksadım gizlice. Çocuklarımızın yeni duygularında paylaşılan kutsal günler bayramı diye sayıklarken içimde, gerçek sevgiyle birbirimize bağladığımız yaşamların zamanlarını nasıl özlemem her gece? Dünya kadınlar günü geldi diye bayram şiiri yazmak istedim de, anaların kutsallığını dile getireyim hayat modellerinde. Dedim hani ezikliğim gitsin diye. Et tırnaktan ayrılmaz misali gibi, ebeveynlerin hatırlanması gereken o uzaktaki hayat günlerini nasıl unutabilirim ki? Benimki gerçek dışı fikirlerde yaşanan yaşamların yolcusu olsa bile, iyilerin hasretini çeken sadece ben miyim sanki?

Babalar günü unutulmamalı dediler demesine, iyi kötü anıları dile getirdiler fikirlerinde bile olsa gizlice. Anneler günü de önemli bir gün elbette bilirim ben o eksikliği. Her gün anımsanması yerine, senede bir defa hatırlanmasının sebebi niye? Aile bağları coşkuyla yaşandığı doğruysa, sevginin kutlamalarını yeni haber yapmak gerekir elbette. Dünyada özel günler dedikleri, yaşanmamış duyguların anılarını coşturan hatıraları hatırlatan günler olsun elbette. Bir şiir yazmalı mıyım çocuklarımızın duygularını yaşatan haber satırları köşelerinde. Oluşmamış bağlarıma yeni modeller uydurmak istediğim belli düşlerimde.

Güzelliklerin izlerini takip etmek, aile birliği ümidiyle beklentilerim oldu. Yaşanmamış duyguları yaşayanların gözleriyle, hayata evet demek; kimlerin hakkı olacak gerçek sevgide. Otomobil içinden doğayı seyretmek bana yeterli gelmesi gerek, yağmurda yürürken hayallerde bir şiir yazmak ise; var olan yeni bayramların hatırına mutlu olmaya çaba sarf etmekle kim yetinecek? Ağaçlar yapraklarını dökerken manevi duygularımın birliği eşliğinde, teknik bilgiler uzak duracağım karmaşık maddesel düşlerin fikirleri gibi nedir bunlar, benim ilgilendiğimse; içimdeki yaşanmamış buruk hisler. Bir bayram daha geliyor dediler, bak sokakta bekleyenler el öpmek istiyor. Çocuklarımız gibi öpemediğim ellerin günü hatırına, öpülen ellerim; gökyüzüne doğru uzanışı geciktirmeden kimler şükür ediyor? Bayram gelmiş neyime dediler gerçek sevgi olmayınca, deme sakın bu sözleri yanlış izlenimler. Yaşanmamış duygularda, yaşatmalısın doğru olan gerçekleri. Eller açılmış bekler yeni bayramlarda komşunun hediyesini, bayram mübarek günü; vereceğin bir lokma olsun. Yeter ki, paylaştığın rızkın içtenlikle kabul buyursun. Gökyüzüne doğru açılan eller hak ettiği mertebeyi bulsun, gerçek sevgiye laik görünenlerin bahtı açık olsun diye.